Ana Sayfa  »  Haberler  »  Haber Detay

Orman Mühendisleri Odası (OMO) Genel Merkezi'nin “Türkiye Ormancılar Derneği Ne Yapmak İstiyor!” Başlıklı Duyurusuna karşı Derneğimizin açıklaması!..

Orman Mühendisleri Odası (OMO) Genel Merkezi'nin https://ormuh.org.tr/post/turkiye-ormancilar-dernegi-ne-yapmak-istiyor- adresinde yayınlanan 21.04.2021 Tarihinde Yapmış olduğu 64 Sayılı “Türkiye Ormancılar Derneği Ne Yapmak İstiyor!” Başlıklı Duyurusuna karşı Derneğimizin açıklaması aşağıdaki gibidir:

Biz kimiz?

26 Aralık 1924 tarihinde kurulan ve Cumhuriyetimizle yaşıt, ormancılıkla ilgili en eski sivil toplum örgütü olan Derneğimiz 1951 yılından itibaren de kamu yararına hizmet vermektedir. Derneğimiz, ormancılık tarihinin oluşumuna çok önemli katkılarda bulunmuş, ormancılık tarihiyle adeta iç içe geçmiştir. Bu bağlamda; 3204 sayılı Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) Kuruluş Kanunu (1937), 3116 sayılı Cumhuriyet tarihimizin ilk Orman Kanunu (1937) ile 6831 sayılı Orman Kanununun (1956) hazırlanması aşamasında ve nihayetinde ilk Orman Bakanlığının kuruluşunda (1969-1595 S.K.) aktif olarak görev almıştır. Ayrıca, Odamızın da (OMO) üyesi olduğu Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliğinin (TMMOB) kuruluşuna (1954) öncülük etmiş köklü sivil toplum örgütlerindendir.

Kuruluş amacımız nedir?

Derneğimiz, 97 yılı aşkın bir süredir yaptıkları ile ülkemizde, orman alanlarının daralmasına ve ormanların ormancılık bilim ve tekniğine aykırı yönetilmesine neden olacak her türlü girişim ile mücadele edilmesini, orman ve ormancılığa ilişkin sorunların, kamu yararı gözetilerek bilimsel ilkelere göre çözülmesine katkı sağlanmasını, toplumda orman, doğa, çevre sevgi ve bilincinin yayılması, kökleşmesi ve ormanların insanlar üzerindeki olumlu etkilerinin en üst seviyeye çıkarılabilmesini, bilimsel esaslar doğrultusunda ormancılık politikaları konusunda kamuoyu oluşturulması amaçlamaktadır.

Derneğimizce açılan iptal davasının gerekçesi nedir?

Bahse konu, Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) “Çıkarılacak Ağaçların Belirlenmesi ve Kayıt Altına Alınması Danışmanlık Hizmet Alımı” konulu ve 17.02.2020-E.325129 sayılı talimatlarının yürürlüğünün durdurulması ve bilahare iptali istemi ile ilgili olarak Danıştay 8. Dairesi nezdinde (E. 2020/6212) Derneğimiz tarafından açılan iptal davası da Derneğimiz amaçları doğrultusunda kamu yararı gözetilerek açılmıştır.

Endüstriyel odun üretimdeki rekor artışın nedenleri nelerdir?

OGM, endüstriyel odun üretimini; 2000 yılında yaklaşık 7,3 milyon m3 iken, üç katın üzerinde bir artışla 2020 yılı sonunda yaklaşık 24,7 milyon m3’e çıkarmıştır. Ülkemiz ormanlarından yapılan endüstriyel odun üretimi sadece son 5 yıl içinde (2016-2020) %45,3 oranında artmıştır. (OGM/Ormancılık İstatistikleri-2019 & 2020 Yılı İdare Faaliyet Raporu) Orman endüstrisi sektöründeki kapasite artışı (i), sektörün yurt dışından getirdiği odun hammaddesinin döviz fiyatlarından kaynaklı maliyetlerin artması (ii) ve buna bağlı olarak odun hammadde ihtiyacını Ülke içi üretimden karşılamak istemesi (iii) özellikle son yıllardaki endüstriyel odun üretimdeki bu rekor artışın ana nedenleri olarak gözükmektedir. Sektörün bu talebi, OGM üzerinde büyük bir endüstriyel odun üretimi baskısı oluşturmaktadır. Bu rekor endüstriyel odun üretim artışının sürdürülebilir orman yönetim ilkelerinden ödün vermeden yapıldığı/yapılmadığı konusunu ormancılık meslek kamuoyunun takdirine bırakarak üretimle ilgili OGM üzerindeki bu iş yükü artışının mevcut teknik personel ile yapılamayacağı ve yeni teknik personel istihdamının sağlanması gerektiği aşikârdır.

 

Üretim amaçlı istihdam!

Endüstriyel odun üretimindeki rekor artışın getirdiği iş yükünün azaltılması amacıyla; işlendirme yöntemi doğru (sözleşmeli) olmasa da 29.08.2019 tarihli ilanla başlayan ve 21.02.2020 tarihinde biten süreç sonunda OGM tarihinin en yüksek sayıda (1150) orman mühendisi istihdamı sağlanmış, bu istihdama bağlı olarak da Ülke genelinde 750 adet yeni orman işletme şefliği kurulmuştur.

Yeni orman işletme şefliklerinin kuruluşu ve yeni göreve başlatılacak teknik personel durumları da göz önünde bulundurularak, OGM tarafından, “Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Üretim İşlerine” ait 310 sayılı Tebliğ 01.01.2020 tarihinden itibaren yürürlüğe konulmuştur.

Ormandan çıkarılacak ağaçların damgalanması süreci ve bu süreçte yaşanan sorunlar!

Üretimle ilgili yürürlükteki mevzuatta her şey açık ve anlaşılır şekilde yer alırken (6831 S.K.’nun 27. Maddesi, Damga Yönetmeliğinin 5,9 ve 10. Maddesi, OGM Taşra Teşkilatı Kuruluş ve Görev Yönetmeliğinin 20/b, 21/7 ve 21/9 Maddeleri ve 310 Nolu Tamim) yasal ve bilimsel bir dayanağı olmayan ve aynı zamanda uygulayıcı için karmaşık ifadeler içeren 27.12.2019-E.2713117 sayılı “Çıkarılacak Ağaçların Belirlenmesi ve Kayıt Altına Alınması Danışmanlık Hizmet Alımı” konulu talimatın yürürlüğe konulmasının gerçek nedenini anlamakta güçlük çekmekteyiz.

Bahse konu talimat ve eki teknik şartnamede; ormandan çıkarılacak ağaçların seçimi, işaretletmesi ile ölçme ve kayıt işlemlerinin hizmet alımı yöntemiyle ile 5531 Sayılı Yasa gereği OMO’ya kayıtlı ve ruhsatlı serbest orman yüksek mühendisi ya da orman mühendisine yaptırılması öngörülürken, kontrol işleminin de bu işlerin bitiminde idarece görevlendirilecek ilgili orman işletme şefi ile birlikte tecrübeli bir teknik eleman ya da işletme müdür yardımcısından oluşturulan kontrol teşkilatınca, her bölmede ya da en fazla 3 bölmede, silvikültürel isteklere göre ağaç seçimindeki doğru ya da hatalı tercihlerin sondaj mahiyetinde (kontrol işlemi yapılan işlerin içinde uygunsuz ve hatalı görülen işlem sayısı % 10 u geçerse o bölmeye ait işlemlerin yüklenici tarafından düzeltilmesi istenilir.) yapılacağı, yapılan işlerde uygunluk görülmesine müteakip idarece, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde damgalama işlemine geçileceği belirtilmiştir.

Ormandan çıkarılacak ağaçların seçimi, işaretletmesi ile ölçme ve kayıt işlemlerinin hizmet alımı yöntemiyle özel sektöre yaptırılmasının sürdürülebilir orman yönetimine sağlayacağı katkı nedir? Sondaj mahiyetinde ve … ya da en fazla 3 bölmede yapılacak bir kontrol ve ölçüm ne kadar doğru ve sağlıklıdır? Kontrol işlemi için görevlendirilen, kontrol teşkilatının iş ünitesine asgari gidip-gelmesinin ekonomik boyutu nedir? Kontrol teşkilatının iş yükünü artırmayacak mıdır? Aynı ağacın dibine damga için tekrar teknik personel göndermek gerekmeyecek midir? Şeklindeki izaha muhtaç sorulara henüz bir yanıt bulabilmiş değiliz.

Ormanların korunması, geliştirilmesi ve devamlığının sağlanmasında; orman amenajman planlarının öngördüğü miktar ve çap gruplarında, silvikültürel isteklerine uygun bir metotla, ormandan çıkarılacak ağacın seçilmesi, işaretlenmesi, ölçme ve kayıt işleri ve en nihayetinde damgalanması, yasal sorumlusu olan orman işletme şefi ya da kamuda kadrolu/sözleşmeli olarak çalışan teknik elemanlar tarafından yapılması gereken bütüncül bir iş ve yasal bir zorunluluktur.  Orman işletme şefinin bu asli görevinin özel sektöre yaptırılması OGM Teşkilatının temel dinamiği olan orman işletme şefliği kavramının zamanla yozlaşmasına neden olacaktır.

Son yıllardaki, orman işletme şeflikleri ile ilgili şikâyetlerin temelinde; ormanlardan çıkarılmasına karar verilen ağaçların seçilmesi, işaretlenmesi, ölçülmesi/kayıt altına alınması ve damgalanması sürecindeki özensizlik ve denetim eksikliklerinin neden olduğu bilinen bir gerçekliktir. Dikili satışlarda yaşanan sorunlar da aynı kapsamda değerlendirilmelidir. Uygulamada yaşanan usulsüzlükler nedeniyle davaya konu olmuş yüzlerce örnek vardır. Birçok meslektaşımız bu davalarda yargılanmakta ve ceza almaktadır. Neticede, çok sayıda meslektaşımız adli süreçler içerisinde çoğu zaman haksız olarak mağdur olmaya devam etmektedir.

Açtığımız davanın haklılığı ormancılık meslek kamuoyu tarafından görülecektir!

Karşı çıktığımız husus; hizmet alımı ile ormandan çıkarılmasına karar verilen ağaçların seçilmesi, ölçülüp kayıt altına alınması işi devam ederse; görevde olan Orman İşletme şeflerinin daha fazla şikâyetlere muhatap olup mağdur olması ve usulsüz kesimler ile orman tahribatının artacağına olan endişemizdir. Kadrolu teknik personeline bile özenli damga yaptıramadığı, denetleyemediği adliyeye intikal eden dosyalardan anlaşılan idare, hizmet alımı ile bütüncül damga sürecini bölerek daha fazla teknik eleman işgücüne gereksinim ortaya çıkarmaya, hangi anlaşılmaz gaye ile karar vermiştir? Bu sorumuzun mantıklı bir cevaba ihtiyacı vardır. Bütün bu gelişmeler, açtığımız davada ne kadar haklı olduğumuzu gözler önüne sermektedir.

Mevzuatta “Dikili ağaç damgalama yetkisi; Orman İşletme Şefi tarafından kullanılır. Ancak, Orman Bölge Müdürü veya İşletme Müdürü tarafından yazılı yetki verilmek kaydıyla, ormancılık öğrenimi görmüş tüm teknik elemanlara damga yapma görevi ve yetkisi verilebilir.” Hükmü yer almaktadır. Dava dilekçemizi (Ek-1) okuyan “aklıselim” ormancılık meslek mensupları, bahse konu iptal isteminin “Orman İşletme Şefinin birincil ve asli görevi olan bu iş ve işlemlerin danışmanlık hizmet alımı yöntemiyle yapılamayacağına” yönelik olduğunu anlayacaktır.

5531 sayılı Meslek Yasasına karşı mıyız?

5531 sayılı Kanunun çıkarılması aşamasında diğer ormancılık meslek örgütleriyle birlikte hareket eden Derneğimizin de katkısı yadsınamaz bir gerçektir. Hal böyle iken OMO Genel Merkezinin 21.04.2021/64 sayılı duyurusunda iptal istemimizi kasıtlı ve bilinçli olarak çarpıtarak mesnetsiz bir şekilde “ormancılık serbest meslek mensuplarının 5531 sayılı Kanundan kaynaklı, hak, yetki ve sorumlulukları kapsamındaki iş kollarındaki tüm danışmanlık hizmetlerini de kapsayan bir davaymış gibi göstererekormancılık serbest meslek mensupları ile Derneğimiz karşı karşıya getirilmek istenmektedir.

Teşkilat (OGM) hepimizin!

Genel Müdürlüğümüz, 182 yıldır varlığını sürdüren Ülkemiz tarihinin en eski ve köklü teşkilatlarından birisidir ve Teşkilatımızın her daim başarılı olması Derneğimizin ve üyelerimizin arzu ve isteğidir.

OMO ne yapıyor?

Odamızın “Ülke geleceği ve ekonomisi için çok önemli bir yeri olan ormanların KORUNMASI, GELİŞTİRİLMESİ, GENİŞLETİLMESİ ve işletilmesi konularında her türlü bilimsel ve teknik çalışmalarda bulunarak kamu kurumları, sivil toplum örgütleri ve orman fakülteleri ile ortaklaşa çalışmalar yapacağı ve bunlara yardım ve önerilerde bulunacağı” kuruluş amaçları arasında yer almasına rağmen yönetime geldiği 2018 yılından itibaren Teşkilatımızca uygulamaya konulan hiçbir mevzuata karşı tavır sergilenmemiştir. Hatta önceki dönemlerde açılan davalardan da feragat etmişlerdir.

  • 739 bin hektar büyüklüğündeki orman alanının ormancılık dışı amaçlarla kullanılmak üzere madencilik, enerji, turizm vb. etkinliklere tahsis edildiği,
  • 7139 sayılı torba yasa ile 6831 sayılı orman kanununa eklenen Ek.16. madde ile ülkede yaşanmakta olan ormansızlaşma konusunda yeni bir aşamaya geçildiği,
  • Milli parkların üretime açıldığı, dikili ağaç satışlarının hızla yaygınlaştırıldığı, endüstriyel plantasyon ve özel ağaçlandırma uygulamalarının yoğunlaştığı bu süreçte bile Odamızın neden bu konularla ilgili hiçbir açıklaması ya da duyurusu bulunmamaktadır?
  • Ormanlarını, derelerini, yaşam alanlarını taş ve maden ocaklarından kurtarmak için feryat eden vatandaşlarımızın sesini OMO’nun duyması ve sahiplenmesi gerekmez mi?

Sonuç

Derneğimiz üyeleri; geçmişte olduğu gibi bugün de öncelikle ormanlarımızın korunması ve geliştirilmesi için hem Teşkilatımıza hem de Odamıza onur ve gururla başarılı bir şekilde hizmet etmiş aralarında bakanlar, müsteşarlar, genel müdürler, daire başkanları, şube müdürleri ve mühendislerin yer aldığı çok değerli meslek mensuplarından oluşmaktadır. Üyelerimizin yaklaşık %95’i aynı zamanda Odamızın da birer mensubudur. Her ne HAKLI sebeple olursa olsun “MENFUR” kelimesi kullanılarak, Derneğimizin ormancılık çalışmalarına yönelik hukuksal alanda yürütmüş olduğu mücadelesinin Odamız tarafından SAYGI SINIRLARINI AŞARAK eleştirilmesi en hafif tabirle abesle iştigaldir.

Mevcut bilgi ve belgeleri saptırarak, gerçek dışı ithamlarda bulunarak Derneğimizi zan altında bırakmayı düşünen yirmi binin üzerindeki üyesini tenzih ederek OMO Genel Merkez Yönetim Kurulunu şiddetle kınıyoruz. 26.04.2021

TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ

             Genel Merkez Yönetim Kurulu

 

EK-1: Dava Dilekçesi (Danıştay 8.D. E. 2020-6212)

Açıklamanın  pdf formatı için tıklayınız!..


26.4.2021

Bu yazı 551 kez okundu...