Ana Sayfa  »  Haberler  »  Haber Detay

Orman ve Av dergisinin Eylül-Ekim 2020 sayısında yayınlanan M.Salih Koç’a ait “En Büyük Ormancı” başlıklı yazısı ile ilgili açıklama

Orman ve Av dergisinin Eylül-Ekim 2020 sayısında yayınlanan  Salih Koç’a ait “ En Büyük Ormancı” başlıklı yazısıyla ilgili olarak TOD Yönetim Kurulu, Yayın Kurulu ve yazarın açıklamaları aşağıdaki gibidir.

TOD YÖNETİM KURULU

Değerli Üyelerimiz,

Derneğimizin yayın organı olan Orman ve Av dergisinin Eylül-Ekim 2020 sayısında yayınlanan üyemiz M. Salih Koç’a ait “ En Büyük Ormancı” başlıklı yazısında; her ne kadar kızılçam doğal gençleştirilmesi yazarın sahadaki deneyimlerine dayanarak bir anı şeklinde anlatılmaya çalışılmış ise de İ.Ü. Orman fakültesindeki bazı hocalarımızı, ismi geçmese de yazının başlığından da anlaşılacağı üzere özellikle de bugün hayat da olmayan, ormancılığımıza büyük hizmetleri olan, modern silvikültürün kurucusu merhum Prof. Dr. Fikret Saatçioğlu hocamızı hedef alan yazının kastını aştığı görülmüştür.

Doğal olarak üyelerimizden, akademik camiadan ve fakültemiz silvikültür kürsüsü hocalarımızdan yoğun tepkiler oluşmuş, Yönetim Kurulumuzdan bu üzücü durumun düzeltilmesi için istekler gelmiştir.

Anılan yazının, kastını aşan üslubu ve hocalarımıza karşı saygı sınırlarını aşan çizgisinden Yönetim Kurulu üyelerimiz de son derece üzüntü duymuştur.

Gelinen nokta itibarıyla ülke gündeminde ormancılığımızla ilgili birçok sorun yaşanırken Orman ve Av dergimizde yer alan “En büyük Hoca" başlıklı yazıdan kaynaklı meslektaş ve akademisyenler arasında oluşan tartışmaların bir daha yaşanmaması için gereken dikkat ve özeni göstereceğiz.

 Ormancılık kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

-------------------------------------------------------------------

TOD YAYIN KURULU

"Orman ve Av Eylül-Ekim 2020 sayımızda yayımlanan ve deneyimli bir meslektaşımız tarafından kaleme alınan yazı, olumlu olduğu kadar olumsuz tepkiler de aldı. Yazar ve Yayın Kurulumuz değişik şekillerde eleştirildi.

Orman ve Av ülkemizin en eski ve köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Ormancılar Derneği tarafından yayımlanmaktadır. Türkiye Ormancılar Derneği, ormancılık mesleği temelli bir sivil toplum kuruluşudur. Orman ve Av da esas itibariyle mesleki temelli bir dergidir. Bu nedenle, ormancılık mesleğinin bütün yönlerini kapsayan bir yapıya sahiptir. Orman ve Av salt akademik bir dergi değildir. Bilimsel yöntemlerle hazırlanmış yazılar kadar, bilimsel olmayan yazılar da Orman ve Av dergisinde yayımlanmaktadır.

Kapsayıcılık yönünden ortaya çıkan bu ilke, yayıncılık yönünden evrensel ilkelerin benimsenmesi ile bütünleşir ve anlam kazanır. Bu doğrultuda, yayın kurulumuz düşünce ve ifade özgürlüğünü olabildiğince geniş bir perspektiften ele almakta ve dergiye gelen yazıları bu temel ilkenin ışığı altında değerlendirmektedir. Kuşku yok ki, düşünce ve ifade özgürlüğü ile birlikte kişilik haklarına saygı ve yasalara uygunluk da yayın kurulumuzun gözettiği temel ilkelerdendir.

Herhangi bir olguya bakış açısı o olgunun nasıl göründüğünü etkiler. Bu durum büyük emek isteyen yazılar için de böyledir. Yazıda bir eleştiri varsa, o yazı, eleştiren açısından bakınca farklı, eleştirilen açısından bakınca farklı görünebilir. Yayın Kurulu olarak bizim görevimiz ne eleştiren ne de eleştirilen açısından bakmaktır. Bizler bir yazıyı incelerken sahip olduğumuz bütün unvanlar ile kişisel özellik ve tercihlerimizi bir kenara bırakarak olabildiğince tarafsız bir noktadan bakmaya çalışırız. Doğal olarak bizim gördüklerimizle, taraf olarak bakanların gördükleri farklılaşabilir. Bakış açısından kaynaklanan görüş farklılıklarını ve bu nedenle tarafımıza yöneltilecek eleştirileri de saygıyla karşılamak görevimizin gereğidir. Ne var ki, bir yazının yayımlanıp yayımlanmayacağına karar verirken, bir yandan durmaya çalıştığımız tarafsız noktanın kaymamasına diğer yandan da düşünce ve ifade özgürlüğünü, olanaklı olan en yüksek düzeyde sağlamaya çalışırız. Söz konusu yazı bir anı yazısı olduğu için yayın kurulu olarak bilimsel bir değerlendirmeye girilmeden yukarıda bahsedilen temel ilkelere uygun olduğu düşünülmüştür.

Yazılarda dile getirilen düşünceler ve yazım üslubu elbette yazarını bağlamaktadır ve bu düşüncelere katılmayanların her ortamda yanıt hakkı saklıdır. Nitekim söz konusu yazının yazarı dergimizin bu sayısında yayımlanan açıklama yazısında düşüncelerini daha açık bir şekilde ifade etmektedir. Yayın Kurulu olarak bizler dergimizde yayımlanan yazıları kişilik haklarına bir saldırı olmadığı sürece tarafsız bir şekilde, bilim insanlarından olduğu kadar meslektaşlarımızdan da gelen yazıları ormancılığımızın ve toplumsal kültürün gelişmesi kapsamında değerlendirmenin ve yayımlamanın doğru olduğunu düşünmekteyiz.

Ormancılık kamuoyuna saygıyla duyurulur."

----------------------------------------------------------------

M. SALİH KOÇ - Orman Yük.Müh.

EN BÜYÜK HOCA'ya gelen tepkiler hakkında

Türkiye Ormancılar Derneği yayın organı olan Orman ve Av dergimizin Eylül-Ekim 2020 sayısında yayımlanan En Büyük Hoca başlıklı yazıma bazı üyelerimizden olumlu ve olumsuz tepkiler aldım. En başta olumsuz tepkiler karşısında hem şaşkın hem de çok üzgün olduğumu belirtmek isterim. Çok üzgünüm; bizleri yetiştiren, her şeyimizi borçlu olduğumuz hocalarımıza karşı bir saygısızlık yapmak bir yana kendilerine saygıda kusur etmek dahi aklımın köşesinden geçmez, geçmesi mümkün değildir. Ancak yazıyı beni şahsen tanımayanların, yazı üslubumu bilmeyenlerin gözüyle okuduğumda böyle bir izlenim edinmenin mümkün olabileceğini üzülerek gördüm. Kastımı aşan bu duruma neden olduğum için özür diliyorum. Bu konuda çok daha dikkatli davranmam gerektiğine inanıyorum. Bu yanlış anlaşılmaya neden olduğum için çok muhterem hocalarımız ve çok değer verdiğim meslek büyüklerim beni affetseler dahi kendimi affetmeyeceğimi bilmenizi isterim.

Üzüntümü arttıran bir diğer önemli husus da bazı kişilerin hiç tanımadıkları değerli hocamız Sayın Saatçioğlu'nu, ona çok büyük saygı duyan gerçek öğrencisine karşı savunmalarıdır. Muhtemelen bugün tepki koyan birçok kişi Saatçioğlu Hoca'nın sadece ismini duymuşlardır. Ben rahmetli Saatçioğlu Hoca ile çay içmiş, yemek yemiş aynı havayı solumuş bir öğrencisiyim. Değerli hocayı ve çoğu rahmetli olmuş, onun gerçek öğrencisi olan çok muhterem Hocaları bana karşı savunmaya kalkmaları sanırım Fikret Saatçioğlu’nun büyüklüğünden olsa gerek.

Bizim öğrencilik yıllarımızda Silvikültür ders kitabı henüz yoktu. Teksir kağıtlarına basılmış notlardan ders çalışırdık. O tarihlerde kızılçam gençleştirme sorunu henüz çözülemediğinden bu teksirlerde de sadece teorik bilgiler vardı. Yaş sınıfları metoduna göre amenajman planı yapıldığında (1960’lı yılların ortalarında) böyle bir problemin olduğu ortaya çıktı. Bu dönemde kızılçam konusunda teorik bilgiler olmasına rağmen henüz uygulamaya yansımamıştı.

Daha sonraki dönemlerde tatbikatçı ormancılar, sınama- yanılma yolu ile ormanı okuyarak, doğayı taklit ederek bazı neticeler elde ettiler; yazımın esas konusu da budur. Zaman içinde bilim insanlarının da katkılarıyla metot daha da geliştirildi ve bugünkü mükemmel hale geldi.

 Ancak bazı hocaların bilimsel eleştirileriyle birlikte diğer bazı hocalar da üslubumu eleştirmişlerdir; kabulümdür. Eleştiriyi kaldıramayacak olsam oturur hiçbir şey yapmam. Elbette hem üslubum hem de yazdıklarımın bilimsel yanı eleştiriye ve karşı görüşlere açıktır.

Birçoklarının doğru anladığı gibi En Büyük Hoca derken kastım tabiattır. Özellikle genç meslektaşlara vermek istediğim mesaj ise; kitaplara körü körüne bağlı kalmayın, üzerinde çalıştığınız ormanı iyi tanıyın, üniversite sıralarında öğrendiğimiz bilgileri ezberlemeden kullanın, her meşcerenin ayrı bir obje olduğunu bilin ve yeniliklere açık olun şeklindedir.

Tabiidir ki hocalarımız tatbikatçılar ile el ele yürüyeceklerdir. Tatbikatçı ile hoca ayrımı yapmanın ormancılık mesleğine zarar vereceğine inanıyorum. Benim yazımda esas şikâyet ettiğim konu teorik bilgi ile tatbikatın irtibatının zayıf olmasıydı. Hocası olmayan tatbikatçı karanlıkta yürüyen yolcuya benzer, ne zaman nereye düşeceği belli olmaz.

Her şeye rağmen yanlış anlaşılıp yanlış değerlendirildiğime inanıyorum. Yanlış anlaşılma da olsa buna ben sebep oldum. Bu yüzden rahmetli olmuş veya olmamış tüm hocalarımdan özür diliyorum.

Yazıma olumlu ve olumsuz cevap veren herkese saygılar sunuyorum.  

M. Salih KOÇ
Orman Yüksek Mühendisi

 

 

 

 

 

 

 


18.12.2020

Bu yazı 611 kez okundu...