Ana Sayfa  »  Haberler  »  Haber Detay

ZORUNLU BİR AÇIKLAMA

Son günlerde kendilerini çağdaş-demokrat diye niteleyen bazı üyelerimiz ve meslektaşlarımız, Dernek Yönetim Kuruluna karşı gereksiz, geçersiz ve asılsız suçlamaları içeren bir bildiriyi internet kanalıyla yayınlamışlardır.

                Suçlamalarda öncelikli olarak 53. Genel Kurulda Tüzük değişikliği ile ilgili maddelerin oylaması yer almıştır. Divan Başkanlığı, bazı maddelerin 2/3 çoğunlukla oylamaya sunulması gereğine dikkat etmeden çoğunlukla oylandı ifadesi ile tutanaklara geçirmiş, bu karar da mahkemeye taşınmış ve mahkeme süreci halen devam etmektedir. Derneğin İktisadi İşletmesi bilgisizlikten kaynaklananan düşüncelerle acımasızca eleştirilmiş ve sanki Dernek Yönetimi iktisadi işletmeyle özdeşleştirilmek istenilmiştir. Ayrıca, üyeler ve bazı konularla ilgili eleştiriler de dikkate alınarak, bir açıklama yapılması gereği duyulmuştur.
                53. Dönem Olağan Genel Kurulunda Tüzük değişiklikleri gündem maddesinde daha önceki toplantılarda değiştirilmesi istenilen tüzük maddeleri, genel kurulun onayına sunulmak üzere Genel Kurul Divan Başkanlığına verilmiştir.
                Tüzük maddelerinin Genel Kurula sunumunu ve oylamayı Divan Başkanlık Kurulu yapmıştır. Bu konuda eski yönetim kurulu üyelerinin ve yeni seçilecek yönetim kurulu üyelerinin bir iradesi ve etkisi olmamıştır. Divan Kurulu bazı Tüzük maddelerinin çoğunlukla, bazılarının da 2/3 çoğunlukla olması gereğini dikkate almadan çoğunlukla ifadesini kullanmıştır.
                Genel Kurul sonrası bazı tüzük maddelerini ve özellikle yönetim kurulunun 9 kişi olmasına ilişkin oylama sonucunun 2/3 çoğunlukla olması gerekirken, çoğunlukla ifade edilmesini, genel kurul toplantısına katılmayan bir üye!... Mahkemeye taşımıştır. Tüzük değişikliklerinin özellikle yönetim kurulu asil ve yedek üye sayısının 7’den 9’a çıkarılması işleminin iptal edilerek sayının 7’ye düşürülmesi konusunda dava açılmıştır.
                Mahkeme, Bilirkişinin 9 sayısının 7’ye düşürülerek yönetim kurulunun görevine devam etmesi önerisini kabul etmemiş, bu maddeyi tümden iptal etmiş ve 15 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere kararı Derneğin avukatına bildirmiştir. Karar Yargıtay’a götürülmüş ve Yargıtay’dan henüz bir yanıt gelmemiştir.
                Genel Kurullarda yoğun gündem nedeniyle Tüzük maddelerinin tartışılmasına fazla zaman ayrılamadığı için 9-13 Kasım 2009 tarihlerinde Tüzük ile ilgili Danışma Kurulu Toplantısı yapılmıştır. Bu toplantıda hazırlanan Tüzük Taslağı internet sitemizden yayınlanmıştır. Temsilcilerimize gönderilmiş ve bu Taslak üzerinde önerilerin geliştirilmesi istenilmiştir. Ayrıca bu öneriler netleştiğinde Olağanüstü Tüzük Genel Kurulu yapılacağı da açıkça ifade edilmiştir.
                Eleştirilerin ağırlığı Yönetim Kurulunun sayısını 7’den 9’a çıkaran karara yapılmaktadır. Bunun oyunla, sahtekarlıkla, üyeleri kandırmakla ne ilgisi olduğunu anlayabilmiş değiliz. Geçmişte yıllarca Dernek yönetim kurulları 9 kişiden oluşuyordu. Üç dönem önce bu sayı 9’dan 7’ye indirildi. Son yıllarda Dernek daha geniş ve değişik alanlarda etkinlik yapsın, her faaliyetin yönetim kurulundan bir yetkilisi olsun düşüncesiyle geçmişte uzun yıllar uygulanan 9 kişilik yönetim kurulu oluşumu yeniden getirilmek istenilmiştir. Meğer Yönetim Kurulunun 9 kişi olmasının mesleğe, meslektaşa ne büyük zararları varmış da bizler bunu anlayamamışız. Bunu anlayanlar sağlam duruşları ile bu olumsuz değişikliğe engel olmuşlar ve Derneğe ne büyük katkı sağlamışlar…
                İktisadi İşletme bir zorunluluk sonucunda kurulmuştur. Belek’teki tahsis alanımızdaki otel ile ilgili işlemlerin bir iktisadi işletme kanalıyla yürütülmesi Turizm Bakanlığınca istenilmiştir, hatta dayatılmıştır.
                İki yıl önce, amenajman ihalelerinde, meslektaşlar arasında bir dayanışma sağlanması düşünce ve amacıyla bir ihale programı alınmış ve başarı ile tamamlanmıştır. Ancak düşünülen amaç gerçekleşmediği ve gerçekleştirilme umudu görülmediği için ertesi yıl ihalelerden vazgeçilmiştir. Ancak yapılan eleştiriler o kadar desteksiz ve mesnetsiz olarak sürdürülüyor ki sanki iktisadi işletme sürekli ticari faaliyette bulunmuş, trilyonlar kazanmış ve bu gelirler de yönetim kurulu tarafından yok edilmiştir.
                İktisadi İşletmenin faaliyeti sanki Olağanüstü Tüzük Genel Kurulu kararı ile durdurulmuş gibi ifadeler kullanılması ise en hafif deyimiyle haksızlıktır. Hatta iktisadi işletmenin yoğun proje programı ya da yoğun faaliyetleri varmış gibi bildirinin eleştirel ağırlığı bu konuya ayrılmıştır. Olağanüstü Tüzük Kurultayından önce Yönetim Kurulu'nun iradesiyle son iki yıldır iktisadi işletmenin programında hiçbir proje ve faaliyet olmamıştır. Bundan emin ve müsterih olsunlar!...
                Derneği İktisadi İşletmeye döndürme diye sınır tanımaz bir çaba yoktur. Rixos Oteli ve derneğin kiracıları olduğu sürece iktisadi işletmenin kalmasında zorunluluk bulunmaktadır. Bu da böyle bilinsin...
                53. Dönem Genel Kurulu’nda, tüzük değişikliklerinin tam gün içerisinde zor sonuçlandığı görülmüş ve Olağan Genel Kurulların yoğun gündeminde yeterince tartışma olanağı olmadığı için Genel Kurul çalışmaları içinde bu yöndeki öneriler ve genel kurul sonrasında Dernekler Masası’nın talepleri dikkate alınarak bir Olağanüstü Genel Kurul’un yapılmasının gerekli olduğu ortaya çıkmıştır.
                Bilindiği üzere; Olağanüstü Tüzük Genel Kurulunda Genel Kurulun onayladığı 3 tüzük maddesi de Dernekler Müdürlüğünce uygun görülmemiş ve bu kurumun isteği doğrultusunda düzeltme yapılmıştır.               Uzun bir çalışma dönemini kapsayan Olağanüstü Genel Kurulda olabildiğince tartışılan tüzük maddelerinde de Dernekler Müdürlüğü ve Dernekler Yasasına uygun olmayanlar yer alabilmiştir. Bu nedenlerle bir Olağanüstü Tüzük Genel Kurulu düzenleme gereği duyulmuştur.
                Düne kadar Derneğin sorunlarını karşıdan izleyen, bina yapımı konusunda dernek aleyhine olan toplantıların düzenleyiciliğini yapanlar, dernek binasını başka kurum ve kuruluşlara peşkeş çekmek için çaba harcayanlar, bugün derneğin çıkarı için yıllarca mücadele eden, savaşan kişileri suçlayarak bir yerlere varmak istiyorlar “İnsaf!...”
                Bugünkü Türkiye Ormancılar Derneği Yönetimi, 53. Genel Kurulda, katılan üyelerin büyük bir çoğunluğu ile seçilmişlerdir.
                Sizler bu yönetim kurulunu nasıl meşruiyetini yitirmiş diye suçlarsınız. Bu hakkı sizlere kimler veriyor? Bu tavrınız Genel Kurula karşı büyük bir saygısızlık değil midir? Yönetim Kurulunun bazı görevlilerinin istifası, sizlerin arzusu ve isteği ile mi olacaktır? Genel Kurul üyelerinin çoğunluklu oyları ile seçilen Yönetim Kurulu ve Genel Kurul iradesi meşru değil, sizler meşrusunuz. Sizlerin demokrasi anlayışınız bu mudur?
                Yönetimin suçlandığı konulara gelince;                              
                Kaydı silinen üyelerin 5 giriş aidatı ödeyerek yeniden üye olmalarının sağlanması, yönetim kurulunun önerisi olduğu halde, genel kurul bunu 10 aidat olarak belirlemiştir.
                Sözkonusu yazıda, isim verilerek üye yapılmadığı iddia edilen meslektaşlarımızla ilgili durum ise;
Üye yapılmadığı söylenen Sadık Yılmaz 1989 yılında üye olmuş, hiç aidat ödememiş ve 1998 yılında kaydı silinmiş. Bugüne kadar da hiçbir müracaatı olmamıştır.
Bedri Buzdağ; 6705 numara ile üyelik kaydı yapılmıştır.
Nüket Bozkurt; 21.7.2010 tarihinde üyeliğe kabul edilmiş, 4.8.2010 tarihinde derneğin bu kararı kendisine bildirilmiş ve giriş aidatını ödemesi istenilmiştir. Bugüne kadar hiçbir ödeme yapmadığı gibi yanıt da alınamamıştır.
Bedri Buzdağ ve Nüket Bozkurt süresi içerisinde üyelik kayıtları yapılmış, konu ile ilgili TOD Marmara Şubesi’ne ve kendilerine bilgi verilmiştir.
                Üye kaydı konusunda olabildiğince objektif davranılmaktadır. Taşradan temsilciler kanalıyla gelen talepler genellikle yönetim kurulunca onaylanmakta ve üye kaydı yapılmaktadır.
                Türkiye Ormancılar Derneği, kamu yararına çalışan bir meslek ve Demokratik kitle örgütüdür. Bu işleyişini ve bu anlayışını geçmişten bugüne halen sürdürmektedir.
                Türkiye Ormancılar Derneği, kamu yararına çalışmanın gereğini yapmaktadır. Çeşitli kurum ve kuruluşlara maddi ve manevi destek verebilecek yapıya kavuşturulmuştur.
                Türkiye Ormancılar Derneği’ni, kişisel ve siyasal çıkarı için kullanmadan, çeşitli olumsuzluklara ve tehditlere göğüs gererek bugünlere getirenlere teşekkür etmeyi bilmiyorsanız, bari suçlamalarınızı gerçeklere dayandırınız. İstifasını istediğiniz Yönetim Kurulu üyeleri ne yapmıştır? Derneği zarara mı uğratmıştır? Derneği kendi çıkarları için mi kullanmışlardır?
                Yargıtay’da olan mahkeme kararı kesinleşip derneğe bildirim yapıldığında, durum üyelerin bilgisine sunulacak, erken Genel Kurul yapılması olanağı olursa buna birlikte karar verilecek ve genel kurul yapılacaktır.
                Üyelerimizin bilgisine sunulur.
 
                                                                                                                                                    TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ                                                                                                                                                    YÖNETİM KURULU


Bu yazı 1734 kez okundu...